Günümüzde yaşlanma belirtilerini azaltmak, aşırı terleme tedavisi ve diş sıkma tedavisi amacıyla sıkça uygulanan botoks enjeksiyonu, uzman hekimlerce, klinik koşullar altında uygulandığında güvenli bir işlemdir. Fakat botoks enjeksiyonunun sağlıksız koşullar altında, uzman olmayan kişilerce yapılması uzun süreli problemler doğurabilir. Bu yüzden botoks enjeksiyonu basit bir kozmetik işlem olarak değerlendirilmemelidir. Botoks öncesinde kişinin genel sağlık durumu, cilt yapısı ve botokstan beklentileri, uzman bir dermatolog hekim tarafından değerlendirilmelidir. Güvenli ve etkili sonuçlar veren bir botoks işlemi için doğru planlama, uygun doz, ve doğru teknik büyük önem taşır. Adana’da hastalarına hizmet veren Uzman Dermatolog Hekim Doktor Fatma Menteş, botoksun zararı var mı, olası yan etkileri neler sizler için anlattı.
Botoks günümüzde hem tıbbi amaçlarla hem de estetik amaçlarla uygulanan, bir çeşit enjeksiyon tedavisidir. Kaş araları ve alın bölgesindeki ince çizgilerin görünümünü hafifletmek için sıkça tercih edilir. Gülme çizgileri, çene çizgileri ve daha birçok bölgedeki yaşlanma izlerinin görünümünü azaltır. Bunların yanı sıra avuç içi, ayak, alın ve koltukaltı gibi aşırı terleme yaşayan bölgelerde, terleme sorununu gidermek için de botoks tedavisine başvurulur.
Ayrıca migren tedavisinde ve kas spazmlarının kontrol altına alınmasında da botoks enjeksiyonlarına başvurulabilir. Botoks tedavisi, uzman hekimler tarafından, doğru dozlarda uygulanmalıdır. Bu koşullar altında oldukça güvenli bir işlemdir. Ancak botoksun bazı yan etkileri de söz konusu olabilmektedir. Bu etkiler genellikle geçici olsa bile uzman olmayan kişilerce, merdiven altı sözde kliniklerde uygulandığında ciddi problemler meydana gelebilir.
Botoks İşleminin Olası Zararları
Botoks enjeksiyonu, etkisini zamanla yitirdiğinde kişinin yüzü eski doğal haline geri döner. Botoks tedavisi sayesinde geçici olarak görünürlüğünü yitiren dinamik kırışıklıklar tekrardan gözle görülebilir hale gelir. Fakat botoks tedavisi yeni kırışıklıklar oluşmasına neden olmaz. Dinamik kırışıklıklar en yaygın göz çevresinde, kaş arasında ve alın bölgesinde ortaya çıkar. Özellikle bu bölgelerde botoks, etkinliğini yitirdiğinde dinamik kırışıklıklar yeniden görünür olur.
Botoksun etkisi tümüyle ortadan kaybolduğunda cilt, botoks öncesindeki eski doğal haline geri döner. Bu aşamada daha sağlıklı bir cilde sahip olmak için doğru ve etkili bir cilt bakım rutini uygulamak gerekir. Düzenli olarak cildi nemlendirmek bu aşamada büyük önem taşır. Nemlendirici tercihinde bulunurken cilt tipinizi tanımanız ve cildinizin gereksinimlerine göre karar vermeniz gerekir. Bu dönemde bol miktarda su tüketmek, omega-3 zengini gıdalarla beslenmek, olabildiğince dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni geliştirmek, sigara ve alkollü içecek tüketiminden sakınmak cilt sağlığı için büyük önem taşır. Cilt bakım rutininde peeling ve maskelerden faydalanılabilir. Peeling uygulamalarını haftada bir defa veya maksimum iki defa yapmak yeterlidir.
Botoks uygulamalarını bırakmak kırışıklıkları arttırmaz. Botoks bırakıldığında, botoks ile bloke edilen kaslar yeniden hareket etmeye başlar. Bu nedenle gizlenen ince çizgiler ve derin kırışıklıklar yeniden görünür hale gelmeye başlar. Fakat kırışıklıklar botoks öncesinde olan kırışıklıklardır. Daha şiddetli veya daha derin değildir.
Unutmamak gerekir ki botoks, kırışıklıkları önleyen bir tedavi değildir. Botoks mevcut kırışıklıkların görünümünü azaltan bir medikal estetik tedavisidir. Botoks uygulamaları sona erdiğinde cilt, kendi eski doğal ahengine döner. Tekrardan hareket etmeye başlar. Yani botoks bırakıldıktan sonra çizgilerin tekrardan belirginleşmesi son derece normaldir. Tedavi öncesinde olduğundan daha kötü bir duruma neden olmaz. Botoks enjeksiyonlarını bıraktıktan sonra cilt sağlığını destekleyebilmek için doğru bir cilt bakım rutini uygulanmalıdır. Ayrıca sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları ile de cilt sağlığı desteklenmelidir.
Botoks çoğu zaman güvenli ve başarılı bir tedavi prosedürüdür. Fakat her tıbbi prosedür kendi içerisinde bazı yan etki ve komplikasyon riskleri barındırabilir. Botoks enjeksiyonları neticesinde daha nadiren görülen fakat ciddi olabilecek komplikasyonların başında sinir hasarı gelir. Sinir hasarı, genellikle enjeksiyonun yanlış bir teknikle uygulanmasıdır. Hassas sinir bölgelerine yakın bir bölgeye botoks enjekte etmek bu duruma neden olabilir. Genel olarak sinir hasarı zaman içerisinde düzelme gösterir. Fakat kalıcı bir semptomla karşılaşıldığında zaman kaybetmeden bir dermatolog hekime başvurmanız gerekir.
Her tıbbi prosedürde olduğu gibi botoks işleminde de olası riskleri tümüyle ortadan kaldırmak mümkün değildir. Fakat komplikasyon riskini minimuma indirmek için alınabilecek önlemler vardır. Botoks tedavisinin güvenliği ve başarısı büyük oranda işlemi gerçekleştiren hekimin uzmanlık ve tecrübesine bağlıdır.
Botoksun muhtemel yan etkilerini tek tek değerlendirdiğimizde büyük bölümünün geçici ve kısa süreli olduğunu görüyoruz. Ancak nadir görülen bazı yan etkiler, kişinin yaşam kalitesine zarar verebilir ve uzun süreli olumsuzluklar doğurabilir. Alanında uzman ve tecrübeli bir dermatolog hekim ilk olarak kişinin yüz anatomisini doğru şekilde değerlendirir ve analiz eder. Uygun dozu ve enjeksiyon bölgesini belirler ve doğru teknikle enjeksiyonu gerçekleştirir. Bu sayede olası yan etkiler ve komplikasyon riski büyük oranda azaltılır.
Botoks işleminden önce doktorunuzu tıbbi geçmişiniz, kullandığınız ilaçlar ve takviyeler hakkında bilgilendirmeniz gerekir. Bunun yanı sıra estetik beklentilerinizi de eksiksiz şekilde doktorunuza aktarmanızda yarar vardır. Bu sayede doktorunuz tedaviyi sizin ihtiyaç ve beklentilerinize göre kişiselleştirebilir. Kullanılan ilaçların yaratacağı reaksiyon ve tepkimeleri planlamak mümkün olur ve olası problemlerin önüne geçilebilir.